Ne kızgınım hayata ne de küskünüm, adını benimde koyamadığım bir ruh halindeyim bu dönem. Ne yapmam gerektiğini, atlatmak zorunda olduğumuzun farkındayım, öyleymiş gibi davranıyorum ama öyle değil aslında. Sanki acılarımı kutuya koymuşum ama hala canlıymış, çıkmaya çalışıyormuş gibi . Benimle aynı acıyı paylaşan ailemle, konuyu değiştirip başka şeylerden konuşurken, aslında hepimiz biliyoruz; tam da kalbimizin orta yerinde yaşıyoruz o acıyı. Nereden bilecekti daha doğar doğmaz kaderin ona böyle bir acı yükleyeceğini.Küçücük kalbinin onca operasyonu geçireğini. Mutlulukla başladığımız bu serüvende bu kadar acı çekeceğimizi bilemedik... Nasıl da hevesliydik Melis'imiz geliyor diye; geriye bir kaç fotoğraf kaldı...Ben anneyim anneliğin verdiği o muhteşem duyguyu tattım ama hiç yeğenim olmamıştı. Hala olmanın verdiği o güzel duyguyu çok kısa tadabildim. Oysa küçücüktü Melisim, çok güzeldi. O kadar güzel yaratılmıştı ki o kadar orantılıydı ki meleğim... Kim bilir neler yaşayacaktı. İlk adımları, ilk kelimeleri,ilk okula başlayışı, ilk aşkı... Hiç birini tadamadı. Belki çok güzel hikayeleri olacaktı ama olamadı. Küçücük kalbi dayanamadı maalesef... Ben bu kadar üzülürken kim bilir kardeşim ve güzel eşi neler yaşıyor. Allah'ım sen bizlere sabır ver kimseye yaşatma bu acıyı...
Küçük Melek Melis'e...
Reviewed by Unknown
on
12:12
Rating:
Reviewed by Unknown
on
12:12
Rating:

Hiç yorum yok: